Kelebeğin İnsana Hediyesi Hatay İpeği

Sağlam Yuvaların Doğal Malzemesi

Koza ucunu eğirir filament, kesik kozayı ise kirman, Hatay ipeğini işleyen, ipek böceğinin hayatına saygı duyan marifetli insan.

Hatay toprağına kök salmış dut ağaçlarının dallarından toplanan ipek böceği kozaları, mancılık denilen yöreye has el çekim ocaklarında önce bakır leğenlerin içerisinde kaynatılıp soyuluyor, sonra uç bulma süpürgesi ile ipekleri çekiliyor, kılavuzlardan geçirilerek makaralara, oradan büküm kazandığı değirmenlere ve son olarak da çile sarımının gerçekleştiği çıkrıklara aktarılıyor.
Sanayi üretiminde ürün verimini ve kalitesini arttırmak için ipek böcekleri içindeyken kaynar suya atılan kozalar, yaşama ve cana saygı duyan Hataylı zanaatkarların ellerinde ipek böcekleri kozalarından ayrıldıktan sonra işleniyor, elde edilen iplikler el emeği ile dokunuyor.

Peki ya sizin şehrinizin yaşamla barışık ürünü ne?

Tişörtün Atası Ladik Fanilası

Açık Yakalı Yünlü Ve Pamuklu Atlet

Kışın üşütmez, yazın terletmez Ladik fanilası,
Yılın her günü korur kollar, e ne de olsa el dokunması.

Sanayi ürünü tişörtler henüz dolaplarımızda yerini almamışken Anadolu’da günlük kullanımda tercih edilen fanilalar, Samsun Ladik’te pamuk, yün ve orlon ipliklerden yarı otomatik makinalarda elle dokunmaya, özenle dikilmeye, ince ince oyalanmaya devam ediyor; Anadolu’nun giyim kuşam kültürüne ve yerel üretime sahip çıkmaya çalışan Ladikli zanaatkarlar, Ladik fanilalarını çağdaş ve gündelik giyim tarzına uyumlayarak hem yerli tüketime ilgiyi arttırıyor, hem de giyenleri yazın terleyip üşütmekten, kışın soğuk alıp yataklara düşmekten koruyor.

Peki ya sizin şehrinizin hangi el dokuma kıyafeti günümüz modasının atalarından sayılabilir?

Yörenin Gelinleri Hakkari Kilimleri

Zincir Çekilmiş Sık İlmekli El Dokumaları

Dokuması herkesin harcı olmayan Kesneker, zorluğuyla canından bezdiren Canbezar, gülleri saymakla bitmeyen Gülhezar, Hakkari kilimlerinin isimleri saymakla bitmez, her birinin hikayesi köklü bir kültürden yadigâr.

Zengin motifleri, yörede yaşayan aşiret ve boyların yaşamlarıyla ilgili masallar anlatan Hakkari kilimleri için önce yörede yetiştirilen koyunların saf yünleri elde eğriliyor, ceviz kabuğu, nane otu gibi yöre bitkilerinden elde edilen kök boyalarla soğuk iklim ve konar-göçer yaşam şartlarına uyumlu olarak siyah, beyaz, kırmızı, lacivert, kahverengi gibi temel renklerle renklendiriliyor ve ıstarlarda ilikli kilim tekniği ile zincir çekilerek dokunuyor.
Lüleper, Samari, Gülsarya, Herki, Halitbey, Gülsivan, Hevçeker, Gülgevger ve onlarca çeşitleriyle Hakkari Kilimleri, emektar ellerde ilmek ilmek süslendikten sonra dünyanın dört bir yanına gelin gidiyor.

Peki ya sizin yörenizin emektar ellerde süslenen el işi gelinleri kimler?

Kış Gecelerinin Güneşi Ağrı Kilimi

Zeminleri Kaplayan Yün Yemeni

Az eşyalı hanelerin boydan boya kaplar çıplak zeminini, Ağrı kiliminin sıcaklığı soğuk kış gecelerinin yünden güneşi.

Ağrı’nın geçimini hayvancılıkla sağlayan kırsal kesimlerinde yaşayan okuma yazma bilmeyen kadınlar Morkaraman ırkı koyunların yünlerinden elde ettikleri ipliklerle asırlardır bir gelenek destanı yazıyor; bölgeye has ekseri mengenesiz dik döner yer tezgahlarda dokunan Ağrı kilimleri halk arasında yemeni olarak anılıyor, bölgesel özellikler taşıyan motif ve renkleri yörede hüküm süren yaşama dair sıcak hikayeler anlatıyor.

Peki ya sizin yörenizin içleri ısıtan hikayeler anlatan geleneksel ürünü hangisi?